Bu görüşlerimi sizinle paylaşma cüreti gösterdim. Birçok hata yaptım. Yanlış anladım, yanlış aktardım ve bazen bunu çok geç fark ettim. Yanlışta ısrar ettiğim zamanlar oldu. Sayısını bilemem ama çenemin gücüne dayanarak anlamsız bir tartışmada sırf üstün gelebilmek adına, bildiğim gerçeği gizlediğim dahi oldu. Zaman geçtikçe daha iyi anlayıp, bu minik gözüken arızaların aslında karşınızdakinin karaktrerinde nasıl gedikler açtığını, onu zamanla nasıl bir şeye dönüştürdüğünü, öğrenmesini, bilmesini ve düşünmesini nasıl engellediğinizi anlıyorsunuz. Biliyorum çoğunuzun özür dileyecek şeyleri var. Yaşadıkça sadece yıl değil, hata da biriktiriyoruz.
Elbette listede tüm hatalarım yok ve elbette bu hatalar sadece şahsıma ait değil, ama olsun. Ben kendi üzerime düşeni yapma gayreti göstereyim. İnşallah bunu okuyan herkes de kendi üzerine düşeni yapma ve kendi özürlerini şöyle bir listeleme gayretine girer.
Huzurlarınızda;
- Ömrümün önemli bir kısmında, kendi yaptığım hataları görmek ve telafi etmek için harcamam gereken vaktin çoğunu başkalarının hatalarını görmeye, onları analiz etmeye ve eleştirmeye harcadığım için;
- ''Küçük hata'' diye bir şey olmadığını bile bile kendi ''küçük'' hatalarıma göz yumduğum için;
- Bir zamanlar günah işleyen insanları ''kötü'' sandığım için;
- İnancın insan için olduğunu, önce insan, sonra inançlı olunabileceğini kendime sıklıkla hatırlatmayı ihmal ettiğim için;
- Aklımı kullanacağım yerde aklımı, vicdanımı ve duygularımı kullanacağım yerde de onları devreye sokmakta bazen bir hayli geç kaldığım için;
- Dinin veya herhangi bir inancın, bir insanı ''iyi'' yahut ''kötü'' yapmaya tek başına yetmeyeceğini bazen çok geç fark ettiğim için;
- Geçmişe ve geleceğe bakmaktan kaçırdığım her ''şu an'' için;
- Bazen ahlâksızlık, terbiyesizlik, had bilmezlik ve küfür işaretleri taşıyan davranışlarımı bile görmemi engelleyen aşırı kalın perdelerim için;
- Zannetmeyi, ''bilmeye'' tercih ettiğim için;
- Çoğu zaman ''öz'' yerine ''şekil'' takıntım olduğu için;
- Günlük politik dedikodular üzerine tartışmak gibi harcadığım nice zamanlar için;
- Karşımdakini dinlemek yerine ona ''ne cevap yetiştireceğimi'' bulmaya harcadığım tüm zihin mesaim için;
- Uyandığımı zannedip gururla diğer insanları uyandırmaya kalktığım için;
- Kendi galibiyetimi, hakikatin galebesinden daha fazla ciddiye aldığım bilinçsizce geçen her saniye için;
- Parayla satın alınabilecek kadar değersiz şeyleri önemli addeden her türlü düşüncem için;
- Deliye ''deli'' diyerek akıllanılmayacağını, alçağa ''alçak'' diyerek yükselinmeyeceğini unuttuğum her an için;
- Allah ile arama birçok insanın, fikrin, rutinin, ritüelin ve engelin girmesine izin verdiğim yahut bunlara engel olmakta yetersiz olduğum için;
- Yalandan ihtişamlı kuleler kurduğum için;
- Sevdiklerime sevgimi göstermeyi ihmal ettiğim o bir daha gelmeyecek fırsatlar için;
Rabbim'den,
kendimden,
sevdiklerimden,
ve herkesten
özür dilerim...
Dedim ya, elbette hatalarım bunlardan ibaret değildir. Keşke elimden gelse, hepsini bilsem de hepsi için özür dileyebilsem. Ama farkında olduklarım ve burada özür dilemeye çalıştıklarımla ilgili son bir dileğim var: Eğer bu hatalarımdan ders almamışsam ve bunları yahut benzerlerini yeniden tekrar edersem, o zaman da hiçbir özrüm kabul edilmesin.
Edilmesin ki özür, kalabalık şehir trafiğinde yolun ortasına fütursuzca bırakılan otomobilin dörtlülerini yakıvermek misali, yüzsüzlüğe ve arsızlığa vesile olmasın.
Baybiş.